Danışmanlık Birimi

 
Kurumlar Vergisi Kanunu Uygulamalarıbaşlığı altında cevaplanmış son 20 soru

KDV AÇISINDAN KDV Genel Tebliğine göre ; “Türkiye’ye getirilen hizmet, Türkiye’deki firmanın Türkiye’deki faaliyeti ile ilgili ise, hizmetten Türkiye’de faydalanılmıştır; hizmet Türkiye’deki faaliyetlerle ilgili değilse, sonuçları Türkiye dışında doğuyorsa Türkiye’de faydalanılmamıştır.” şeklinde açıklamak mümkündür. KDV Genel Tebliği’nde, yurt dışından sağlanan hizmetlere ait KDV’nin hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edileceği açıklanmıştır. Dolayısıyla yurt dışından sağlanan ve KDVK’nın 1/2. maddesine göre hizmet ithali kapsamında değerlendirilen işlemlere ait KDV'nin, hizmetten yararlanan Türkiye’ de mukim kişi ve kuruluşlarca sorumlu sıfatıyla verilecek olan 2. no.lu KDV beyannamesi ile beyan edilerek bağlı bulunulan vergi dairesine ödenmesi, 1 no.lu KDV beyannamesinde de gösterilerek indirilmesi mümkün olacaktır. Faydalanma Türkiye’de olmak ve KDV’yi önleyen özel bir hüküm bulunmamak kaydıyla; -Yurt dışından teknik hizmet, montaj hizmeti veya danışmanlık hizmeti alınması, - Yurt dışından gayrimaddî hak alınması veya kiralanması (know-how, marka vs.), - Yurt dışından kiralanmış menkulün (meselâ bir iş makinesinin) Türkiye’ye getirilip kullanılması, - Yurt dışından yazılım hizmeti alınması, - Yurt dışından tamir-bakım hizmeti alınması, - Yurt dışından yapılan mal tedarikine bağlı vade farkları, -Bir yurt dışı firmanın personeli olan kişinin, geçici süreyle Türkiye’de görev yapması gibi hizmetler KDV sorumluluğu gerektirmektedir. Yurtdışından alınan bir hizmette KDV sorumluluğunun doğmaması için; - Bu hizmet, KDV’nin konusuna girmeyen bir hizmet olmalıdır, - Hizmet, Türkiye’ye ithal edilmemiş (Türkiye’de icra edilmemiş ve Türkiye’de faydalanılmamış) olmalıdır, -İthal edilen hizmet, KDV istisnasına konu bir hizmet olmalıdır. Yurtdışından alınan ve bu üç şartın sağlanamadığı tüm hizmetler, KDV sorumluluğu gerektirmektedir. Hizmeti yapanın mukimi olduğu ülke ile Türkiye arasında vergi anlaşması bulunması, vergi anlaşmalarının KDV’ni kapsamaması sebebiyle, KDV sorumluluğunu etkilememektedir. STOPAJ AÇISINDAN Yurt dışında yerleşik kişi ve kurumların, Türkiye’de ki gerçek ve tüzel kişilere verdikleri hizmetler nedeniyle elde ettiği gelirler, vergi anlaşmalarında aksine hüküm olmaması kaydıyla Türkiye’de gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulmaktadır. Yurtdışına yapılan bu ödemeler üzerinden KVK'nun 30. maddesi çerçevesinde BKK ile belirlenmiş oranlarda stopaj yapılmalı ve muhtasar beyanname ile beyan edilmelidir. 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi kapmasında stopaj yapılabilmesi için; - Hizmeti sunan yurt dışında mukim bir kurum olmalıdır. - Yapılan hizmetin niteliği itibariyle Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi kapmasında tevkifata tabi olması gerekir. - İlgili ülke ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması olmamalıdır veya vergi anlaşmasında stopajı engelleyici bir hüküm bulunmamalıdır. Buna göre yurt dışından sağlanan; - Elemanların ücretleri (yabancı bir kuruluşun elemanının Türkiye’deki bir firmanın personeli veya yöneticisi olarak çalışması “serbest meslek” kazancı olarak nitelendirildiğinden bu nedenle yabancı kuruluşa yapılan ödemeler KVK’nun 30. maddesi uyarınca stopaja tabidir.), - Mühendislik, montaj, danışmanlık, eğitim hizmeti, özel yazılım yaptırılması, tercüme yaptırılması gibi serbest meslek hizmeti niteliğindeki hizmet bedelleri, - Kiralama hizmeti karşılığında yapılan ödemeler (Finansal kira veya normal kira), -Borç verme, mevduat ve benzeri fonlamalar karşılığında ödenen faizler, - Yurt dışından yapılan mal tedarikine bağlı vade farkları, -Telif, imtiyaz, ticaret unvanı, marka, know-how ve benzeri gayrimaddi haklar için ödenen bedeller veya kiralar, gibi, GVK’nın 94 veya KVK’nun 30. maddesi kapsamında bulunan ödemelerde, vergi anlaşmasında stopajı önleyen bir hüküm olmadığı sürece, gerekli oranlar üzerinden stopaj yapılması gerekmektedir. Bununla beraber; - Her nevi komisyon ödemeleri, - Yurt dışında yapılan ilan veya reklam bedeli ödemeleri, - Yurt dışında gerçekleşen taşıma bedeli ödemeleri, - Sigorta primi ödemeleri, - Yurt dışında yaptırılan fason iş bedeli ödemeleri, - Gözetim ücreti ödemeleri, -Yurt dışı seyahatlerde ortaya çıkan ödemeler (otel, lokanta, ulaşım, haberleşme vs.), -Fuar katılım ücreti ödemeleri, - Uydu kirası ödemeleri,

Beyanname üzerinden yapılacaktır. Bu indirim faiz gideri olmadığı için muhasebe kaydı sadece nazım hesaplarda takip edilir.

Teşekkür ederiz size mutlu yıllar dileriz.Tasfiye sonu beyannamesi Tasfiyenin sonlandırıldığı kararının tescilinden itibaren 30 gün için e- beyanname olarak verilecektir.

Tasfiye esnasında veya sonunda G.menkul, Şirket ortağına geri verilmez.Şirket; ortak veya 3. şahıslara satışını yapacaktır.

Her işlemin sonucu farklıdır.Kararı siz ve mükellef verecek biz buradan tavsiyede bulunamayız.

Kurumlar vergisinde iştirak indirimi diye bir indirim olmaz. KVK 5. maddesinde belirtilen şartalar varsa G.menkulün satışından elde edilen kazancın % 50 si KV den istisnadır.Bu istisnanın uygulanabilmesi için Karın sermaye ye ilave edilmesi gerekir. Kira sözleşmesi elbette yapılacaktır.

Dağıtılabilir.Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin 15.6.6. bölümünde avans kar payı dağıtımı ile ilgili açıklamalara yer verilmiştir. Avans kar payı dağıtımı yapılması halinde, dağıtılan kar payları üzerinden elde edenin hukuki niteliğine göre vergi kesintisi yapılacaktır. Kesilen vergiler, avans kar payı dağıtımının yapıldığı aya ait muhtasar beyanname ile beyan edilecektir. Avans kar payı dağıtımında kurum ortakları açısından elde etme, kurumun yıllık safi kazancının kesinleşip, karın nakden veya hesaben dağıtıldığı, diğer bir ifadeyle avansın kar dağıtım kararı uyarınca dağıtılan kardan mahsup edildiği tarihte gerçekleşecektir. Şu kadar ki; bu süre, ilgili hesap dönemine ilişkin beyannamenin verilmesi gereken tarihi içeren hesap döneminin sonunu geçemeyecektir.

 
 

İSMMMO Hakkında

Geleceğe yönelik projeleriyle, üyelerinin gelişimini sağlayan; Şeffaflığı, denetimi, yeniliği savunan ve çevre sorunlarına duyarlı; Toplumumuzun aydınlatılmasına, akademik, mesleki kamuoyuyla güçlü işbirliği yaparak ekonomik kalkınmaya katkı sunan, lider kurum olmaktır.