Danışmanlık Birimi

 
Kurumlar Vergisi Kanunu Uygulamalarıbaşlığı altında cevaplanmış son 20 soru

Bahsetmiş olduğunuz şirketin elde etmiş olduğu kazancın vergilendirilmesinde bir farklılık yoktur. Vergilendirme modeli diye bir uygulama olmaz.Türkiyede kurulu Tam mükellef kurumlar KV ve KDV kanunlarına göre vergilendirilir.Diğer soruların için " Türk Ticaret Kanunu Mevzuatı Danışmanı" kutusunu işaretleyerek yeniden gönderiniz.

1-Gayrimenkul Satış Kazancı İstisnası:(5 yıl) 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "İstisnalar" başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca kurumların, en az 2 tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazların satışından doğan kazançların % 50'lik kısmı Kurumlar Vergisinden istisnadır. Bu istisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanır ve satış kazancının istisnadan yararlanan kısmı satışın yapıldığı yılı izleyen 5.yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulur. 2-Yenileme Fonunu: (3 yıl) 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 328 inci maddesi uyarınca amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılması halinde alınan bedel ile bunların envanter defterinde kayıtlı değerleri arasındaki fark kar ve zarar hesabına geçirilir. Satılan iktisadi kıymetlerin yenilenmesi, işin mahiyetine göre zaruri bulunur veya bu konuda işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa bu takdirde, satıştan doğan kâr, yenileme giderlerini karşılamak üzere, pasifte geçici bir hesapta azami 3 yıl süre ile tutulabilir. Her ne sebeple olursa olsun bu süre içinde kullanılmamış olan kârlar 3.yılın vergi matrahına eklenir.

Pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışı tutarının sermayeye ilave edilmesi mümkündür.

Tasfiyeye girilmesi halinde Geçmiş yıl/yıllar karları dağıtılacaktır.Tasfiyeye giren veya girecek şirketin dağıtılmayan karı sermayeye ilave edilmiş ise tasfiye işleminin başında sermayeye ilave edilen karlar ortaklara dağıtılır. ve GV stopajı yapılır.

Kurum kazancından indirilebilecek bağış ve yardımları Kurumlar Vergisi Kanunu'nu 10'uncu maddesi gereğince sınırlı ve sınırsız olarak indirilebilecek bağış ve yardımlar olmak üzere ikiye ayırabiliriz. Bu bağış ve yardımların indirim konusu yapılabilmesi için ön şart kurum kazancının bulunmasıdır. Kurumlar vergisi matrahının tespitinde sınırlı olarak indirim konusu yapılabilecek bağış ve yardım tutarı, o yıla ait kurum kazancının %5'i ile sınırlıdır. İndirilebilecek bağış ve yardım tutarının tespitinde esas olan kurum kazancı, zarar mahsubu dahil giderler ile iştirak kazançları istisnası düşüldükten sonra, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki tutardır. Bu hesaplama sonucu kazancın %5'ini geçen bir tutar bulunması halinde bu tutar indirim konusu yapılamayacak ayrıca sonraki yıla devredilemeyecektir.

Tasfiye beyannameleri: Tasfiye beyannameleri, tasfiye memurları tarafından tasfiye dönemlerinin sonundan itibaren Kanunun 14. maddesinde yazılı sürelerde; tasfiyenin sona erdiği döneme ilişkin tasfiye beyannamesi ise tasfiyenin sonuçlandığı tarihten itibaren otuz gün içinde kurumun bağlı olduğu vergi dairesine verilir." hükmü yer almaktadır. Bu hükümden anlaşılacağı üzere, tasfiye sonu kurumlar vergisi beyannamesinin tasfiyenin sonuçlandığı tarihten itibaren otuz gün içinde verilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla tasfiye 18/02/2019 tarihinde sonuçlandığından, tasfiye sonu kurumlar vergisi beyannamesinin 19/03/2019 tarihine kadar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca tasfiyenin 18/02/2019 tarihinde sonuçlanması nedeniyle, 12.03.2018-31.12.2018 dönemine ait kurumlar vergisi beyannamesinin de tasfiye sonu beyannamesiyle (19/03/2019) birlikte verilmesi gerekmektedir.

Muhasebe kayıtları belge esasına göre düzenlenir.Belgesiz gelir veya gider olmaz.Müşterinin isteğine göre mali tablo düzenlenmez.Zarar çıkmasının önlenmesi hesaplarda oynama ile olmaz.Müşteri kar etmek için önlem alsın.

Firmanızın aktifinde kayıtlı taşınmaz KVK 5. ve 17. maddedeki şartları taşıyorsa İstisna uygulanır.Kanun maddelerin deki koşullar ile firma koşullarını karşılaştırınız.

Ticari kazanç mükelleflerinin vergi beyannamelerindeki damga vergilerini ilgili yılda ödemeleri ve tevsik etmeleri koşuluyla ticari kazancın tespitinde GİDER OLARAK İNDİRİM KONUSU YAPABİLİRLER.

Yurt dışına yapılan hizmet ihracı için KDV siz fatura düzenlemeniz doğrudur. Satın almış olduğunuz hizmeti 740 hesaplarda gider kayıt edeceksiniz.Elde ettiğiniz yurt içi gelir için 600 hesap yurt dışı satış için 601 hesap kullanılır. YURT DIŞINDAN İTHAL EDİLEN HİZMET İÇİN AŞAĞIDAKİ BÖLÜMDEKİ KURALLARI İNCELEYİNİZ.VE GEREK İŞLEMLERİ YAPINIZ. KDV AÇISINDAN KDV Genel Tebliğine göre ; “Türkiye’ye getirilen hizmet, Türkiye’deki firmanın Türkiye’deki faaliyeti ile ilgili ise, hizmetten Türkiye’de faydalanılmıştır; hizmet Türkiye’deki faaliyetlerle ilgili değilse, sonuçları Türkiye dışında doğuyorsa Türkiye’de faydalanılmamıştır.” şeklinde açıklamak mümkündür. KDV Genel Tebliği’nde, yurt dışından sağlanan hizmetlere ait KDV’nin hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edileceği açıklanmıştır. Dolayısıyla yurt dışından sağlanan ve KDVK’nın 1/2. maddesine göre hizmet ithali kapsamında değerlendirilen işlemlere ait KDV'nin, hizmetten yararlanan Türkiye’ de mukim kişi ve kuruluşlarca sorumlu sıfatıyla verilecek olan 2. no.lu KDV beyannamesi ile beyan edilerek bağlı bulunulan vergi dairesine ödenmesi, 1 no.lu KDV beyannamesinde de gösterilerek indirilmesi mümkün olacaktır. Faydalanma Türkiye’de olmak ve KDV’yi önleyen özel bir hüküm bulunmamak kaydıyla; -Yurt dışından teknik hizmet, montaj hizmeti veya danışmanlık hizmeti alınması, - Yurt dışından Gayrimenkul ve gayrimaddî hak alınması veya kiralanması (know-how, marka vs.), - Yurt dışından kiralanmış menkulün (meselâ bir iş makinesinin) Türkiye’ye getirilip kullanılması, - Yurt dışından yazılım hizmeti alınması, - Yurt dışından tamir-bakım hizmeti alınması, - Yurt dışından yapılan mal tedarikine bağlı vade farkları, -Bir yurt dışı firmanın personeli olan kişinin, geçici süreyle Türkiye’de görev yapması gibi hizmetler KDV sorumluluğu gerektirmektedir. Yurtdışından alınan bir hizmette KDV sorumluluğunun doğmaması için; - Bu hizmet, KDV’nin konusuna girmeyen bir hizmet olmalıdır, - Hizmet, Türkiye’ye ithal edilmemiş (Türkiye’de icra edilmemiş ve Türkiye’de faydalanılmamış) olmalıdır, -İthal edilen hizmet, KDV istisnasına konu bir hizmet olmalıdır. Yurtdışından alınan ve bu üç şartın sağlanamadığı tüm hizmetler, KDV sorumluluğu gerektirmektedir. Hizmeti yapanın mukimi olduğu ülke ile Türkiye arasında vergi anlaşması bulunması, vergi anlaşmalarının KDV’ni kapsamaması sebebiyle, KDV sorumluluğunu etkilememektedir. STOPAJ AÇISINDAN Yurt dışında yerleşik kişi ve kurumların, Türkiye’de ki gerçek ve tüzel kişilere verdikleri hizmetler nedeniyle elde ettiği gelirler, vergi anlaşmalarında aksine hüküm olmaması kaydıyla Türkiye’de gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulmaktadır. Yurtdışına yapılan bu ödemeler üzerinden KVK'nun 30. maddesi çerçevesinde BKK ile belirlenmiş oranlarda stopaj yapılmalı ve muhtasar beyanname ile beyan edilmelidir. 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi kapmasında stopaj yapılabilmesi için; - Hizmeti sunan yurt dışında mukim bir kurum olmalıdır. - Yapılan hizmetin niteliği itibariyle Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi kapmasında tevkifata tabi olması gerekir. - İlgili ülke ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması olmamalıdır veya vergi anlaşmasında stopajı engelleyici bir hüküm bulunmamalıdır. Buna göre yurt dışından sağlanan; - Elemanların ücretleri (yabancı bir kuruluşun elemanının Türkiye’deki bir firmanın personeli veya yöneticisi olarak çalışması “serbest meslek” kazancı olarak nitelendirildiğinden bu nedenle yabancı kuruluşa yapılan ödemeler KVK’nun 30. maddesi uyarınca stopaja tabidir.), - Mühendislik, montaj, danışmanlık, eğitim hizmeti, özel yazılım yaptırılması, tercüme yaptırılması gibi serbest meslek hizmeti niteliğindeki hizmet bedelleri, - Kiralama hizmeti karşılığında yapılan ödemeler (Finansal kira veya normal kira), -Borç verme, mevduat ve benzeri fonlamalar karşılığında ödenen faizler, - Yurt dışından yapılan mal tedarikine bağlı vade farkları, -Telif, imtiyaz, ticaret unvanı, marka, know-how ve benzeri gayrimaddi haklar G.menkul kiralamalı için ödenen bedeller veya kiralar, gibi, GVK’nın 94 veya KVK’nun 30. maddesi kapsamında bulunan ödemelerde, vergi anlaşmasında stopajı önleyen bir hüküm olmadığı sürece, gerekli oranlar üzerinden stopaj yapılması gerekmektedir. Bununla beraber; - Her nevi komisyon ödemeleri, - Yurt dışında yapılan ilan veya reklam bedeli ödemeleri, - Yurt dışında gerçekleşen taşıma bedeli ödemeleri, - Sigorta primi ödemeleri, - Yurt dışında yaptırılan fason iş bedeli ödemeleri, - Gözetim ücreti ödemeleri, -Yurt dışı seyahatlerde ortaya çıkan ödemeler (otel, lokanta, ulaşım, haberleşme vs.), -Fuar katılım ücreti ödemeleri, - Uydu kirası ödemeleri,

 
 

İSMMMO Hakkında

Geleceğe yönelik projeleriyle, üyelerinin gelişimini sağlayan; Şeffaflığı, denetimi, yeniliği savunan ve çevre sorunlarına duyarlı; Toplumumuzun aydınlatılmasına, akademik, mesleki kamuoyuyla güçlü işbirliği yaparak ekonomik kalkınmaya katkı sunan, lider kurum olmaktır.