Danışmanlık Birimi

 
Sosyal Güvenlik Mevzuatı Uygulamalarıbaşlığı altında cevaplanmış son 20 soru

Yetki tespiti için başvuru MADDE 42 - (1) Toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası Bakanlığa başvurarak yetkili olduğunun tespitini ister. İşveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren de Bakanlığa başvurarak yetkili işçi sendikasının tespitini isteyebilir. (2) Bakanlık, kayıtlarına göre başvuru tarihi itibarıyla bir işçi sendikasının yetkili olduğunu tespit ettiğinde, başvuruyu, işyeri veya işletmedeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikaları ile taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene altı iş günü içinde bildirir. (3) İşçi sendikasının yetki şartlarına sahip olmadığının ya da işyerinde yetki şartlarına sahip bir işçi sendikasının bulunmadığının tespiti hâlinde, bu bilgiler sadece başvuruyu yapan tarafa bildirilir.

İşyerinde 45 yaş üstü dahil taoplam çalışan sayısı dikkate alınarak BES hesaplaması yapılmalıdır.

APHB de belirtilen işçi sayısı dikkate alınarak BES hesaplanmalıdır. 45 yaş üstü olanlarda hesaplamaya dahil edilmelidir.

Fesih tarihi olarak ihtarnamenin işçiye tebliğ edildiği tarihe savunma süresinin de dahil edilerek bulunacak gün olmalıdır. Örneğin işçiye gönderilen ihtarnamede 3 gün savunma süresi verilmesi ve ihtarnamenin de 15.12.2018 tarihinde işçiye tebliğ edilmesi durumunda çıkış tarihi (15+3=) 18.12.2018 tarihi olmalıdır. Bu çerçevede fesih için işçinin yazıyı tebellüğ ettiği tarihi izleyen 3 günlük sürenin bitiminden itibaren 6 iş günü süre olduğuna dikkat edilmelidir.

Çalışan sayısı 5-9arasında olan işyerlerinde çalışanlar 01/01/2019 tarihinden itibaren, otomatik olarak BES planına dahil edilecekler. Henüz uzamaya ilişkin yasal bir düzenleme açıklanmamıştır.

1 Ekim 2008’den önceki Bağ-Kur uygulamalarına göre, esnaf veya tarım Bağ-Kur sigortalılığı devam eden bir kişinin tutuklanması ve hüküm giymesi durumunda, sigortalılığa esas kayıtları (vergi, meslek odası, esnaf sicil, ziraat odası vb) devam ediyorsa, Bağ-Kur sigortalılığı kesintiye uğratılmamakta ve devam ettirilmekteydi. Mülga 1479 sayılı yasa ile mülga 2926 sayılı yasada, bu konuda hiçbir hüküm bulunmamaktaydı. Ayrıca, bu kanunlara istinaden çıkarılan yönetmelik ve genelge gibi ikinci mevzuatlarda da bu konuda bir hüküm bulunmamaktaydı. Bu konuda yazılı bir kanıtın olup olmadığı konusunda tarafımızca yapılan araştırmalarda, (X) Bağ-Kur İl Müdürlüğü’nün Bağ-Kur Sigortalılar Daire Başkanlığı’na muhatap olarak yazdığı, 09.12.2000 tarihli bir yazının bulunduğu saptanmıştır. Söz konusu yazıda (X) Bağ-Kur İl Müdürlüğü, anılan daire başkanlığına (Y) adlı bir sigortalının sigortalılığının cezaevindeyken devam ettirilip ettirilmeyeceğiyle ilgili yazılı görüş ve talimat istediği, Bağ-Kur Sigortalılar Daire Başkanlığı’nın ise verdiği cevabi talimat yazıda özetle; “Bağ-Kur sigortalılığının hangi hallerde sona erdirileceğine ilişkin hükümlerin, 1479 sayılı yasanın “sigortalılığın başlangıç ve bitiş tarihi” başlıklı 25 inci maddesinde düzenlendiği, söz konusu 25 inci maddede, Bağ-Kur sigortalısı olup ta hükümlü veya tutuklu olanların sigortalılığının sona erdirileceğine dair bir ibarenin bulunmadığı, … bu nedenle (Y) adlı kişinin, vergi mükellefiyet kayıtları cezaevindeyken de kesintisiz devam ediyorsa, Bağ-Kur sigortalılığının devam ettirilmesi gerekmektedir.” ifadelerinin yer aldığı görülmüştür.

Yasa sadece “ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı haller” e giren fesih nedenleri için bir süre öngörmüştür. Buna göre, böyle bir nedene dayanan feshin ilke olarak “olayın gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde kalmak koşuluyla öğrenildiği andan başlayan 6 iş günü içinde” yapılması gerekir. Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllık süre uygulanmaz (4857 sayılı Kanun md. 26/1). Demek ki ikili bir fesih süresi öngörülmüştür ve bunlardan birisi feshe yol açan olayın oluştuğu tarihten başlayan bir yıllık üst süredir; diğeri ise bu üst süre içindeki zamana denk gelecek 6 iş günlük alt süredir. Alt süre, feshe yetkili kişinin fesih nedenini öğrendiği tarihten başlar. Ancak uygulamada 6 iş günlük süre feshe neden olan olgunun öğrenildiği günden değil, onu izleyen ilk günden başlatılmaktadır. (Yargıtay 7. H.D. 11.07.2013, 5158/13212).[19] Bazen olay bir soruşturmayı veya araştırmayı-belirlemeyi gerektirebilir. Bu durumda 6 iş günlük alt süre soruşturmanın/araştırmanın/belirlemenin sonuçlanıp bunun feshe yetkili kişiye iletiminden başlar (Yargıtay 9. H.D. 27.02.2006, 1214/4724).[20] İşverenin tüzel kişi olması durumunda da 6 iş günlük süre feshe yetkili merciin öğrendiği günden başlar.[21] 4857 sayılı Kanun md. 26/1’deki bu 6 iş günlük ve 1 yıllık süreler hak düşürücü sürelerdir.[22] Bunun sonucu olarak bu süreler geçtikten sonra yapılan fesih haksız fesih sayılır (Yargıtay 9. H.D. 15.03.2004, 16009/5077).[23] Yüksek mahkeme bir kararında; “…İşveren tarafından altı iş günlük süre içinde derhal fesih yoluna gidilmeyerek, hak düşürücü süre geçirildiğinden, davacının kıdem ve ihbar tazminat taleplerinin kabulü yönündeki direnme kararı ve gerekçesi yerindedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 20.02.2013, E. 2012/9-852, K. 2013/254)” demiştir. Ayrıca hak düşürücü sürenin niteliğinden dolayı taraflar ileri sürmese dahi hakim resen dikkate almak zorundadır (Yargıtay 9. H.D. 27.01.2011, E. 2009/3160, K. 2011/1069).

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre; hizmet akdine tabi (5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi) ve kendi adına ve hesabına bağımsız (5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi) çalışan sigortalıların çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını, Kamu görevlileri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü, kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalılar malul sayılır. Sigortalıların sağlık hizmeti sunucularından alacakları maluliyete ilişkin raporlar, Kanuna göre malul sayılmaları için yeterli değildir. Sigortalının malul sayılabilmesi için, çalışma gücünün veya meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını kaybettiğinin Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilmesi gerekir. Kurum Sağlık Kurulunca malul sayılan sigortalıların malullük aylığından yararlanabilmeleri için; - En az on yıldır sigortalı olması ve toplam olarak 1800 gün uzun vadeli sigorta kolları primi ödemesi, başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olduğuna karar verilmiş ise sigortalılık süresi şartı aranmaksızın 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması, - Maluliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrılması, faaliyetine son vermesi ve görevinden ayrılması, - Hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların ise kendi sigortalılığı nedeniyle Kuruma genel sağlık sigortası primi dâhil, prim ve prime ilişkin borcu olmaması - Kuruma yazılı dilekçe ile başvurması gerekmektedir.

Raporlu işçinin işten çıkarılması doğru değildir. İşçinin rapor süresinin, kıdemine göre belirlenen bildirim sürelerini 6 hafta aşmasıyla işçi ancak işten çıkarılabilir İşçinin çıkışının yapıldığı tarihten sonra işsizlik sigortası kapsamına girecektir. Bağlı bulunduğunuz sgk ya raporlu işçinin çıkışının verildiğinin bildirimini yaparsanız raporlar sistemden düşürülür. Ancak raporlu işçinin çıkışının usulünce yapıldı ise bu işlemi yapınız.

SGK yönünden; Ölüm aylığı Ölüm toptan ödemesi Ölüm geliri Cenaze Ödeneği Kıdem tazminatı işlemleri yapılmalıdır.

3308 sayılı kanun hükümleri geçerlidir İzin Madde 26 – Aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrencilere işletmelerce her yıl tatil aylarında bir ay ücretli izin verilir.Ayrıca mazeretleri kabul edilenlere okul müdürlüğünün görüşü alınarak bir aya kadar ücretsiz izin de verilebilir.

TEŞVİKTEN YARARLANMA ŞARTLARI İşyeri Yönünden; Sigortalı Yönünden; Aylık prim ve hizmet belgesi Kuruma yasal süresinde verilmiş olmalı, 01/03/2011 ila 31/12/2020 tarihleri arasında işe alınmış olmalı, Primler yasal süresi içinde ödenmeli, 18 yaşından büyük olmalı, Kayıt dışı sigortalı çalıştırılmamalı, İşe alındığı tarihten önceki altı aylık dönemde işsiz olmalı, Borcu varsa, bu borçlar yapılandırılmış veya taksitlendirilmiş olmalı, Ortalama sigortalı sayısına ilave çalıştırılmalı, Prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme zammı ve cezası borcu bulunmamalı, Yararlanma süreleri erkeklere ve kadınlara, sahip olunan belgelere ve yaşa göre değişmektedir.

Dul maaşını hiç bir çalışma kesmemektedir. Ancak bu kişi 4a lı çalışırsa adna sgdp ödenecek 4b li çalışırsa sgdp ödenmeyecektir.

 
 

İSMMMO Hakkında

Geleceğe yönelik projeleriyle, üyelerinin gelişimini sağlayan; Şeffaflığı, denetimi, yeniliği savunan ve çevre sorunlarına duyarlı; Toplumumuzun aydınlatılmasına, akademik, mesleki kamuoyuyla güçlü işbirliği yaparak ekonomik kalkınmaya katkı sunan, lider kurum olmaktır.