Danışmanlık Birimi

 
Katma Değer Vergisi Uygulamalarıbaşlığı altında cevaplanmış son 20 soru

SMMM KDV iade yapma yetkisi 3568 SK eklene 8/A maddesi ile verildi .Ancak Maliye Bakanlığı henüz usul ve esasları belirlemediği için Fiilen rapor düzenlemeleri söz konusu değildir.

KDV AÇISINDAN KDV Genel Tebliğine göre ; “Türkiye’ye getirilen hizmet, Türkiye’deki firmanın Türkiye’deki faaliyeti ile ilgili ise, hizmetten Türkiye’de faydalanılmıştır; hizmet Türkiye’deki faaliyetlerle ilgili değilse, sonuçları Türkiye dışında doğuyorsa Türkiye’de faydalanılmamıştır.” şeklinde açıklamak mümkündür. KDV Genel Tebliği’nde, yurt dışından sağlanan hizmetlere ait KDV’nin hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edileceği açıklanmıştır. Dolayısıyla yurt dışından sağlanan ve KDVK’nın 1/2. maddesine göre hizmet ithali kapsamında değerlendirilen işlemlere ait KDV'nin, hizmetten yararlanan Türkiye’ de mukim kişi ve kuruluşlarca sorumlu sıfatıyla verilecek olan 2. no.lu KDV beyannamesi ile beyan edilerek bağlı bulunulan vergi dairesine ödenmesi, 1 no.lu KDV beyannamesinde de gösterilerek indirilmesi mümkün olacaktır. Faydalanma Türkiye’de olmak ve KDV’yi önleyen özel bir hüküm bulunmamak kaydıyla; -Yurt dışından teknik hizmet, montaj hizmeti veya danışmanlık hizmeti alınması, - Yurt dışından gayrimaddî hak alınması veya kiralanması (know-how, marka vs.), - Yurt dışından kiralanmış menkulün (meselâ bir iş makinesinin) Türkiye’ye getirilip kullanılması, - Yurt dışından yazılım hizmeti alınması, - Yurt dışından tamir-bakım hizmeti alınması, - Yurt dışından yapılan mal tedarikine bağlı vade farkları, -Bir yurt dışı firmanın personeli olan kişinin, geçici süreyle Türkiye’de görev yapması gibi hizmetler KDV sorumluluğu gerektirmektedir. Yurtdışından alınan bir hizmette KDV sorumluluğunun doğmaması için; - Bu hizmet, KDV’nin konusuna girmeyen bir hizmet olmalıdır, - Hizmet, Türkiye’ye ithal edilmemiş (Türkiye’de icra edilmemiş ve Türkiye’de faydalanılmamış) olmalıdır, -İthal edilen hizmet, KDV istisnasına konu bir hizmet olmalıdır. Yurtdışından alınan ve bu üç şartın sağlanamadığı tüm hizmetler, KDV sorumluluğu gerektirmektedir. Hizmeti yapanın mukimi olduğu ülke ile Türkiye arasında vergi anlaşması bulunması, vergi anlaşmalarının KDV’ni kapsamaması sebebiyle, KDV sorumluluğunu etkilememektedir. STOPAJ AÇISINDAN Yurt dışında yerleşik kişi ve kurumların, Türkiye’de ki gerçek ve tüzel kişilere verdikleri hizmetler nedeniyle elde ettiği gelirler, vergi anlaşmalarında aksine hüküm olmaması kaydıyla Türkiye’de gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulmaktadır. Yurtdışına yapılan bu ödemeler üzerinden KVK'nun 30. maddesi çerçevesinde BKK ile belirlenmiş oranlarda stopaj yapılmalı ve muhtasar beyanname ile beyan edilmelidir. 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi kapmasında stopaj yapılabilmesi için; - Hizmeti sunan yurt dışında mukim bir kurum olmalıdır. - Yapılan hizmetin niteliği itibariyle Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi kapmasında tevkifata tabi olması gerekir. - İlgili ülke ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması olmamalıdır veya vergi anlaşmasında stopajı engelleyici bir hüküm bulunmamalıdır. Buna göre yurt dışından sağlanan; - Elemanların ücretleri (yabancı bir kuruluşun elemanının Türkiye’deki bir firmanın personeli veya yöneticisi olarak çalışması “serbest meslek” kazancı olarak nitelendirildiğinden bu nedenle yabancı kuruluşa yapılan ödemeler KVK’nun 30. maddesi uyarınca stopaja tabidir.), - Mühendislik, montaj, danışmanlık, eğitim hizmeti, özel yazılım yaptırılması, tercüme yaptırılması gibi serbest meslek hizmeti niteliğindeki hizmet bedelleri, - Kiralama hizmeti karşılığında yapılan ödemeler (Finansal kira veya normal kira), -Borç verme, mevduat ve benzeri fonlamalar karşılığında ödenen faizler, - Yurt dışından yapılan mal tedarikine bağlı vade farkları, -Telif, imtiyaz, ticaret unvanı, marka, know-how ve benzeri gayrimaddi haklar için ödenen bedeller veya kiralar, gibi, GVK’nın 94 veya KVK’nun 30. maddesi kapsamında bulunan ödemelerde, vergi anlaşmasında stopajı önleyen bir hüküm olmadığı sürece, gerekli oranlar üzerinden stopaj yapılması gerekmektedir. Bununla beraber; - Her nevi komisyon ödemeleri, - Yurt dışında yapılan ilan veya reklam bedeli ödemeleri, - Yurt dışında gerçekleşen taşıma bedeli ödemeleri, - Sigorta primi ödemeleri, - Yurt dışında yaptırılan fason iş bedeli ödemeleri, - Gözetim ücreti ödemeleri, -Yurt dışı seyahatlerde ortaya çıkan ödemeler (otel, lokanta, ulaşım, haberleşme vs.), -Fuar katılım ücreti ödemeleri, - Uydu kirası ödemeleri,

KDV AÇISINDAN KDV Genel Tebliğine göre ; “Türkiye’ye getirilen hizmet, Türkiye’deki firmanın Türkiye’deki faaliyeti ile ilgili ise, hizmetten Türkiye’de faydalanılmıştır; hizmet Türkiye’deki faaliyetlerle ilgili değilse, sonuçları Türkiye dışında doğuyorsa Türkiye’de faydalanılmamıştır.” şeklinde açıklamak mümkündür. KDV Genel Tebliği’nde, yurt dışından sağlanan hizmetlere ait KDV’nin hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edileceği açıklanmıştır. Dolayısıyla yurt dışından sağlanan ve KDVK’nın 1/2. maddesine göre hizmet ithali kapsamında değerlendirilen işlemlere ait KDV'nin, hizmetten yararlanan Türkiye’ de mukim kişi ve kuruluşlarca sorumlu sıfatıyla verilecek olan 2. no.lu KDV beyannamesi ile beyan edilerek bağlı bulunulan vergi dairesine ödenmesi, 1 no.lu KDV beyannamesinde de gösterilerek indirilmesi mümkün olacaktır. Faydalanma Türkiye’de olmak ve KDV’yi önleyen özel bir hüküm bulunmamak kaydıyla; -Yurt dışından teknik hizmet, montaj hizmeti veya danışmanlık hizmeti alınması, - Yurt dışından gayrimaddî hak alınması veya kiralanması (know-how, marka vs.), - Yurt dışından kiralanmış menkulün (meselâ bir iş makinesinin) Türkiye’ye getirilip kullanılması, - Yurt dışından yazılım hizmeti alınması, - Yurt dışından tamir-bakım hizmeti alınması, - Yurt dışından yapılan mal tedarikine bağlı vade farkları, -Bir yurt dışı firmanın personeli olan kişinin, geçici süreyle Türkiye’de görev yapması gibi hizmetler KDV sorumluluğu gerektirmektedir. Yurtdışından alınan bir hizmette KDV sorumluluğunun doğmaması için; - Bu hizmet, KDV’nin konusuna girmeyen bir hizmet olmalıdır, - Hizmet, Türkiye’ye ithal edilmemiş (Türkiye’de icra edilmemiş ve Türkiye’de faydalanılmamış) olmalıdır, -İthal edilen hizmet, KDV istisnasına konu bir hizmet olmalıdır. Yurtdışından alınan ve bu üç şartın sağlanamadığı tüm hizmetler, KDV sorumluluğu gerektirmektedir. Hizmeti yapanın mukimi olduğu ülke ile Türkiye arasında vergi anlaşması bulunması, vergi anlaşmalarının KDV’ni kapsamaması sebebiyle, KDV sorumluluğunu etkilememektedir. STOPAJ AÇISINDAN Yurt dışında yerleşik kişi ve kurumların, Türkiye’de ki gerçek ve tüzel kişilere verdikleri hizmetler nedeniyle elde ettiği gelirler, vergi anlaşmalarında aksine hüküm olmaması kaydıyla Türkiye’de gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulmaktadır. Yurtdışına yapılan bu ödemeler üzerinden KVK'nun 30. maddesi çerçevesinde BKK ile belirlenmiş oranlarda stopaj yapılmalı ve muhtasar beyanname ile beyan edilmelidir. 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi kapmasında stopaj yapılabilmesi için; - Hizmeti sunan yurt dışında mukim bir kurum olmalıdır. - Yapılan hizmetin niteliği itibariyle Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi kapmasında tevkifata tabi olması gerekir. - İlgili ülke ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması olmamalıdır veya vergi anlaşmasında stopajı engelleyici bir hüküm bulunmamalıdır. Buna göre yurt dışından sağlanan; - Elemanların ücretleri (yabancı bir kuruluşun elemanının Türkiye’deki bir firmanın personeli veya yöneticisi olarak çalışması “serbest meslek” kazancı olarak nitelendirildiğinden bu nedenle yabancı kuruluşa yapılan ödemeler KVK’nun 30. maddesi uyarınca stopaja tabidir.), - Mühendislik, montaj, danışmanlık, eğitim hizmeti, özel yazılım yaptırılması, tercüme yaptırılması gibi serbest meslek hizmeti niteliğindeki hizmet bedelleri, - Kiralama hizmeti karşılığında yapılan ödemeler (Finansal kira veya normal kira), -Borç verme, mevduat ve benzeri fonlamalar karşılığında ödenen faizler, - Yurt dışından yapılan mal tedarikine bağlı vade farkları, -Telif, imtiyaz, ticaret unvanı, marka, know-how ve benzeri gayrimaddi haklar için ödenen bedeller veya kiralar, gibi, GVK’nın 94 veya KVK’nun 30. maddesi kapsamında bulunan ödemelerde, vergi anlaşmasında stopajı önleyen bir hüküm olmadığı sürece, gerekli oranlar üzerinden stopaj yapılması gerekmektedir. Bununla beraber; - Her nevi komisyon ödemeleri, - Yurt dışında yapılan ilan veya reklam bedeli ödemeleri, - Yurt dışında gerçekleşen taşıma bedeli ödemeleri, - Sigorta primi ödemeleri, - Yurt dışında yaptırılan fason iş bedeli ödemeleri, - Gözetim ücreti ödemeleri, -Yurt dışı seyahatlerde ortaya çıkan ödemeler (otel, lokanta, ulaşım, haberleşme vs.), -Fuar katılım ücreti ödemeleri, - Uydu kirası ödemeleri,

Tasfiye kararı alınıp tescil ve ilan edildikten sonra muhasebesel işlemler tasfiye halindeki ünvanla devam edilmesi ve defterelerinde buna uygun ara tasdikleri gerekli ise yapılması gerekir,tasfiye süreci sonunda tasfiye sonu kararı tescil ve ilan edilerek şirketin ticari hayatı sona erecek olup tasfiye sonu tescili ile birlikte defterlerin kapanışları da yapılarak TTK 82 maddeye uygun işlemlerin yapılması gerekecektir.

zararların telefisi amacı ile elbette sermayenizi yasal sınırların altına inmemmek üzere azaltım ve eş anlı artış yapılabilir,A.Ş. lerde sermayeye eklenecek fonlar var ise öncelikle bu fonların sermayeye dönüştürülmesi gerekir. ayrıca iç kaynakla birlikte nakit artış yolu ile de sermaye eş anlı artırılabilir, Bilgilendirme sicil müdürlükleri sayfalarından bakılabilir, rapor örnekleri Odamızın sayfasında mevcuttur.

Poşet konusu bir sarmal içerisinde devam etmekle birlikte konu hakkında TTK da değerlendirilecek bir konu olmayıp poşetin alınması müşteriye verilmesi sözkonusu ise yer alması gerekli olacağı değerlendirlmektedir.

Limited şirketler bakımından bir kısıtlama bulunmamaktadır, Anonim şirketlerde, TTK 462 düzenlemesi öncelikle fonların eklenmesi koşulu işle aynı miktara kadarda nakit artışın yapılabileceği belirtilmekle birlikte tüm ortakların katılımı ve tümünün kabulü halinde fonlar olmasına rağmen şirketin nakit ihtiyaçlarını karşılanması gayesi ile nakit artışın yapılabileceği şeklinde Bakanlığın görüşü ve müdürlük uygulaması mevcuttur.

 
 

İSMMMO Hakkında

Geleceğe yönelik projeleriyle, üyelerinin gelişimini sağlayan; Şeffaflığı, denetimi, yeniliği savunan ve çevre sorunlarına duyarlı; Toplumumuzun aydınlatılmasına, akademik, mesleki kamuoyuyla güçlü işbirliği yaparak ekonomik kalkınmaya katkı sunan, lider kurum olmaktır.