Danışmanlık Birimi

 
Katma Değer Vergisi Uygulamalarıbaşlığı altında cevaplanmış son 20 soru

Bahsetmiş olduğunuz şirketin elde etmiş olduğu kazancın vergilendirilmesinde bir farklılık yoktur. Vergilendirme modeli diye bir uygulama olmaz.Türkiyede kurulu Tam mükellef kurumlar KV ve KDV kanunlarına göre vergilendirilir.Diğer soruların için " Türk Ticaret Kanunu Mevzuatı Danışmanı" kutusunu işaretleyerek yeniden gönderiniz.

Tasdik yapılmamış defterin tutulmamasında sakıca yoktur.Ancak müşteriniz karşılaşacağı cezalara hazır olması gerekir. (VUK 30-341-344-352-Mük.355 359 ) KDV indiriminin iptali

(Türk Gümrük tarife cetvelinin ; 8701.20 - 87.02 - 87.04 ve 87.05 numaralarında yer alan mallar) Ticari araçların tesliminde uygulanan % 18 oranındaki KDV yerine; 31/03/2019 Tarihine kadar % 1 oranı uygulanacaktır. Bahsettiğiniz araç Yukarıdaki GT Cetvelinde ise % 1 uygulanır.

109 nolu satıra TAM TEVKİFAT kapsamında yurt içinden yapılan alımlar ve yurt dışından hizmet ithali nedeniyle hesaplanan verginin tamamının alıcı olarak sorumlu sıfatıyla beyan edildiği işlemler (SORUMLU SIFATI İLE ÖDENEN) İle Kısmi Tevkifat kapsamında satıcının hesapladığı vergiden belirlenen kısmın alıcı olarak sorumlu sıfatıyla beyan edildiği işlemlere ait 2 no.lu KDV beyannamesi ile beyan edilen KDV tutarları yazılacaktır

genel kurul müzakere defteri kanun gereği zorunlu defterdir ve kararların bu deftere yazılarak alınması gerekir,

şirketteki ortaklık payı için ancak noterden devir veya mirasçılardan biri lehine feragat edilebilir, buna istinaden karar alınrak sicilden tescili yapılabilir, diğer taraftan kabul edilen miras nedeni ile borçlardan mirasçılara sorumluluk geçecektir,

KDV AÇISINDAN KDV Genel Tebliğine göre ; “Türkiye’ye getirilen hizmet, Türkiye’deki firmanın Türkiye’deki faaliyeti ile ilgili ise, hizmetten Türkiye’de faydalanılmıştır; hizmet Türkiye’deki faaliyetlerle ilgili değilse, sonuçları Türkiye dışında doğuyorsa Türkiye’de faydalanılmamıştır.” şeklinde açıklamak mümkündür. KDV Genel Tebliği’nde, yurt dışından sağlanan hizmetlere ait KDV’nin hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edileceği açıklanmıştır. Dolayısıyla yurt dışından sağlanan ve KDVK’nın 1/2. maddesine göre hizmet ithali kapsamında değerlendirilen işlemlere ait KDV'nin, hizmetten yararlanan Türkiye’ de mukim kişi ve kuruluşlarca sorumlu sıfatıyla verilecek olan 2. no.lu KDV beyannamesi ile beyan edilerek bağlı bulunulan vergi dairesine ödenmesi, 1 no.lu KDV beyannamesinde de gösterilerek indirilmesi mümkün olacaktır. Faydalanma Türkiye’de olmak ve KDV’yi önleyen özel bir hüküm bulunmamak kaydıyla; -Yurt dışından teknik hizmet, montaj hizmeti veya danışmanlık hizmeti alınması, - Yurt dışından Gayrimenkul ve gayrimaddî hak alınması veya kiralanması (know-how, marka vs.), - Yurt dışından kiralanmış menkulün (meselâ bir iş makinesinin) Türkiye’ye getirilip kullanılması, - Yurt dışından yazılım hizmeti alınması, - Yurt dışından tamir-bakım hizmeti alınması, - Yurt dışından yapılan mal tedarikine bağlı vade farkları, -Bir yurt dışı firmanın personeli olan kişinin, geçici süreyle Türkiye’de görev yapması gibi hizmetler KDV sorumluluğu gerektirmektedir. Yurtdışından alınan bir hizmette KDV sorumluluğunun doğmaması için; - Bu hizmet, KDV’nin konusuna girmeyen bir hizmet olmalıdır, - Hizmet, Türkiye’ye ithal edilmemiş (Türkiye’de icra edilmemiş ve Türkiye’de faydalanılmamış) olmalıdır, -İthal edilen hizmet, KDV istisnasına konu bir hizmet olmalıdır. Yurtdışından alınan ve bu üç şartın sağlanamadığı tüm hizmetler, KDV sorumluluğu gerektirmektedir. Hizmeti yapanın mukimi olduğu ülke ile Türkiye arasında vergi anlaşması bulunması, vergi anlaşmalarının KDV’ni kapsamaması sebebiyle, KDV sorumluluğunu etkilememektedir. STOPAJ AÇISINDAN Yurt dışında yerleşik kişi ve kurumların, Türkiye’de ki gerçek ve tüzel kişilere verdikleri hizmetler nedeniyle elde ettiği gelirler, vergi anlaşmalarında aksine hüküm olmaması kaydıyla Türkiye’de gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulmaktadır. Yurtdışına yapılan bu ödemeler üzerinden KVK'nun 30. maddesi çerçevesinde BKK ile belirlenmiş oranlarda stopaj yapılmalı ve muhtasar beyanname ile beyan edilmelidir. 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi kapmasında stopaj yapılabilmesi için; - Hizmeti sunan yurt dışında mukim bir kurum olmalıdır. - Yapılan hizmetin niteliği itibariyle Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi kapmasında tevkifata tabi olması gerekir. - İlgili ülke ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması olmamalıdır veya vergi anlaşmasında stopajı engelleyici bir hüküm bulunmamalıdır. Buna göre yurt dışından sağlanan; - Elemanların ücretleri (yabancı bir kuruluşun elemanının Türkiye’deki bir firmanın personeli veya yöneticisi olarak çalışması “serbest meslek” kazancı olarak nitelendirildiğinden bu nedenle yabancı kuruluşa yapılan ödemeler KVK’nun 30. maddesi uyarınca stopaja tabidir.), - Mühendislik, montaj, danışmanlık, eğitim hizmeti, özel yazılım yaptırılması, tercüme yaptırılması gibi serbest meslek hizmeti niteliğindeki hizmet bedelleri, - Kiralama hizmeti karşılığında yapılan ödemeler (Finansal kira veya normal kira), -Borç verme, mevduat ve benzeri fonlamalar karşılığında ödenen faizler, - Yurt dışından yapılan mal tedarikine bağlı vade farkları, -Telif, imtiyaz, ticaret unvanı, marka, know-how ve benzeri gayrimaddi haklar G.menkul kiralamalı için ödenen bedeller veya kiralar, gibi, GVK’nın 94 veya KVK’nun 30. maddesi kapsamında bulunan ödemelerde, vergi anlaşmasında stopajı önleyen bir hüküm olmadığı sürece, gerekli oranlar üzerinden stopaj yapılması gerekmektedir. Bununla beraber; - Her nevi komisyon ödemeleri, - Yurt dışında yapılan ilan veya reklam bedeli ödemeleri, - Yurt dışında gerçekleşen taşıma bedeli ödemeleri, - Sigorta primi ödemeleri, - Yurt dışında yaptırılan fason iş bedeli ödemeleri, - Gözetim ücreti ödemeleri, -Yurt dışı seyahatlerde ortaya çıkan ödemeler (otel, lokanta, ulaşım, haberleşme vs.), -Fuar katılım ücreti ödemeleri, - Uydu kirası ödemeleri, YURT İçinden alınan fatura bedeli yurt içinde ödenmesi gerekir.

Ortak alacakları var iken de sermaye artışı yapılabilir, A.Ş. ise sermayeye eklenecek fon var ise öncelikle bu fonların sermayeye eklenmesi gerekir, Ancak yüzdey üz katılımla yapılmış genel kurulda tüm ortakların onaylamış olması halinde fon olsa dahi nakit artış yapılabilir, ortak alacaklarının SMMM raporu ile tespiti için bu alacakların şirkete ortaklarca nakit olarak verilmiş olması gerekir, aksi hal mevcut ise ancak bilirkişi tespiti ile, yani ayni sermaye prosedürü ile tespitin yapılmış olması gerekmektedir.

ceza belirlenmiş olması halinde bu mesuliyetin süre sonu olmaz, ancak ayrılmış olduğu tarihte henüz kesinleşen bir şey yok ise devir sonrası iki yıllık süre sonuna kadar gerçekleşen bir yaptırım olmaması halinde yaptırım payları alan kişiye uygulanacağı değerlendirilmektedir.

Reddi miras sonrasında red olan miras payının kime kaldığına mahkemenin karar vermesi lazım, bu mahkeme kararına göre üvey annenin mirası kime kalacak ise ortaklık payı da ona geçecek, kıza kalacak olur ise kız paylarından bir miktarını bir başkasına devri ederek iki ortaklı olarak faaliyete devam edebilir veya pay devri yapmaksızın fesih ve tasfiye kararı alınarak şirketin kapanış işlemleri yapılmalı,

 
 

İSMMMO Hakkında

Geleceğe yönelik projeleriyle, üyelerinin gelişimini sağlayan; Şeffaflığı, denetimi, yeniliği savunan ve çevre sorunlarına duyarlı; Toplumumuzun aydınlatılmasına, akademik, mesleki kamuoyuyla güçlü işbirliği yaparak ekonomik kalkınmaya katkı sunan, lider kurum olmaktır.