| 18.05.2026 14:58 |
(Üye)
|
Soru : 1 nolu Muhasebe Uygulamaları Genel Tebliği'nin "III – Mali Tablolar İlkeleri" ekinin C bölümündeki "1. GELİR TABLOSU İLKELERİ :" ikinci parağrafında "Bütün satışlar, gelir ve kârlar ile maliyet, gider ve zararlar brüt tutarları üzerinden gösterilirler ve hiç bir satış, gelir ve kâr kalemi bir maliyet, gider ve zarar kalemi ile tamamen veya kısmen karşılaştırılmak suretiyle gelir tablosu kapsamından çıkarılamaz." denmektedir.
Buradan bir emtia satışının 600 nolu hesaba, maliyetinin de 621 hesaba atıldığı anlaşılmaktadır.
Bu ilke gereği; brüt satışlar dışındaki gelir ve karlar arasında yer alan sabit kıymet satışının matrahının 679 nolu hesaba, sabit kıymet alışı (maliyeti) ile geçmişte ayrılmış amortisman farkının da 689 hesaba (yani maliyet olarak) atılması gerektiği fikrindeyiz.
He keza, kur değerlemesi yaparken her farklı hesabın kur değerlemesini 646 ve 656 hesaplara ayrı ayrı atabiliyorsak, yani mahsubunu yapıp sadece 646 veya sadece 656 hesap kullanamıyorsak
Yine.. Emtia satışı sonucu oluşan karı sadece 600 hesapta, eğer zararına satış yapılmışsa da matrahı 600 hesaba değil de sadece 621 hesapta kullanamıyorsak
Gelir Tablosu ve Mali Tablolar ilkesi gereği de, sabit kıymet satışının matrahının 679 hesaba, alış (varsa amortisman sonrası) maliyetinin de 689 hesaba kaydedilmesi gerekmez mi?
Sabit kıymet satışında; alış, amortisman ve satış arasındaki olumlu farkın 679, olumsuz farkın 689 hesaba kullanılması, aynı anda 600-621, 646-656, gibi birbiriyle bağlantılı (alış, maliyet, satış) gibi kayıtlar yapılabiliyorsa, sabit kıymet satışında da 679 ile 689 hesabın aynı kayıtta kullanılmasını engelleyici veya Mali açıdan ceza gerektirici dayanak (kanun ya da tebliğ) nedir?
Kaldı ki, 1 nolu Muhasebe Uygulama Genel Tebliği halen geçerli iken, herhangi bir özelge, sirkülerin, bu tebliğ ile çelişmemesi gerekmez mi?
Cevap : Size gönderdiğimiz kayıt dışında yorumumuz yok. Burada verilen cevaplar yorumdur. Resmi Görüş için GİB den Özlege talep ediniz.
|