| 01.09.2026 13:37 |
(Üye)
|
Soru : Konu: Eski mükellefe kesilen usulsüz vergi cezalarının yeni meslek mensubu tarafından hukuki yollara başvurulmaksızın peşinen kesinleştirilmesi ve rücu talebi hakkında hukuki/mesleki görüş talebi.Açıklama:Odamızın xxxxxxxxxx sicil numaralı üyesiyim. 2026 yılı başında sözleşmesini karşılıklı olarak sonlandırdığım eski mükellefim adına, 2024 yılı Ocak, Şubat ve Mart dönemlerine ait e-defter beratlarının 1 gün gecikmeli gönderilmesi gerekçesiyle vergi dairesi tarafından Ağustos 2026 tarihinde toplam 12 adet ihbarname düzenlenmiştir.Vergi dairesi tarafından yapılan tarhiyatta; aynı dönem ve aynı fiil için hem 3073 (Genel Usulsüzlük) hem de 3074 (Özel Usulsüzlük) kodlarından, ayrıca Yevmiye ve Kebir defterleri için ayrı ayrı olmak üzere mükerrer cezalar kesilmiştir. Bilindiği üzere, VUK Madde 336 (Fikri İçtima) hükümleri ve yerleşik Danıştay 9. Dairesi kararları uyarınca, tek bir e-defter yükleme fiiline istinaden bu şekilde çift ve mükerrer ceza uygulanması hukuka açıkça aykırıdır.Söz konusu cezaların tebliğ tarihi itibarıyla, mükellefin yeni mali müşavirine cezaların hukuken sakat olduğunu, Vergi Mahkemesinde açılacak bir iptal davası ile bu tutarların çok büyük bir kısmının (mükerrer olanlar ve 3073 kodluların tamamının) iptal edileceğini emsal kararlarla birlikte yazılı olarak bildirdim. Bir meslek mensubu olarak sorumluluğumun bilincinde olduğumu, yargı süreci neticesinde şahsımın kusurundan kaynaklandığı kesinleşecek yasal ve net bir tutar oluşursa bunu karşılamaya hazır olduğumu da açıkça beyan ettim.Ancak mükellefin yeni mali müşaviri, Danıştay emsallerine rağmen Vergi Mahkemesinde dava açma yolunu tamamen kapatmış; tarafımdan onay almadan ve mükellefin haklarını savunmadan, "Nasıl olsa fatura eski müşavire rücu edilecek" yaklaşımıyla cezaları idari aşamada peşinen kabul edip VUK 376 indirim talebinde bulunarak kesinleştirmiştir.3568 Sayılı Meslek Yasamız, Mesleki Özen ve Titizlik İlkeleri ile Haksız Rekabet Yönetmeliği çerçevesinde; yeni meslek mensubunun mükellefin yasal haklarını (yargı yolunu) savunmayarak, sırf şahsıma rücu etme kastıyla haksız ve mükerrer cezaları peşinen kabul etmesi meslek etiğine ve vicdana aykırıdır.Mevcut ekonomik şartlar altında, idarenin hukuka aykırı kestiği ve dava yoluyla silinebilecek olan bu fuzuli cezaların, yeni meslek mensubunun ihmali/kasıtlı onayıyla şahsıma rücu edilmek istenmesi karşısında;Bu durumun meslek yasamız ve etiğimiz açısından sonuçları nelerdir?Yeni meslek mensubunun dava açma hakkını peşinen yok ederek cezayı kesinleştirmesi karşısında, şahsımın hukuki sorumluluk sınırı nedir?Konunun oda yönetimimiz ve ilgili mevzuat/hukuk komisyonlarımızca değerlendirilerek benim için çok önemli olan görüşlerinizi arz ve talep ederim.
Cevap : Bahsettiğiniz konuda Mükellef Vergi yargısına gitmeden Kendi Rızası ile kesilen cezaları indirimli olarak ödemiştir. Rücu edecek bir durum yoktur.
Şayet Cezaları dava konusu yapılıp dava kayıp edilse idi; Müşteriniz Rücu davası açardı. Müşteriniz Odaya hakkınızda şikayet de bulunabilir. "Mesleki faaliyete gerekli özen ve dikkati göstermediğiniz için"
|